16 Temmuz 2019

İstanbul'a Dokunan STK'lar 2

2. Mülteci ve Evsizler

2.1      Mülteciler


İstanbul, eskiden Anadolu’dan gelenlerin umut kapısıyken özellikle son 5 yıldan bu yana yüzbinlerce yabancıyı ağırlıyor. Suriye’deki iç savaş sebebiyle ülkesini terk eden Suriyelilerin en çok tercih ettiği ülke Türkiye’dir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin 18 Ekim 2018 verilerine göre Türkiye’de 3.587.930 Suriyeli mülteci yaşamaktadır. Göç İdaresi Başkanlığın verilerine göre 2018 yılında 734.870 yabancı uyruklu kişi ikamet izni ile Türkiye’de yaşamaktadır. Bu veriler ışığında İstanbul’da ikamet izni ile yaşayan Suriyeli Mülteci sayısı 344.312’dir. Mülteciler Derneğinin aktardığı göre ikamet izinli ve izinsiz olarak İstanbul’da 560.760 Suriyeli mülteci yaşamaktadır, bu sayıya ek olarak son zamanda Afganistan, Pakistan, Gürcistan vb. diğer ülkelerden gelen göçü de katarsak rakam kontrol edilebilecek düzeyin ötesine geçiyor. Bugün mültecilerin büyük bir kısmı büyük şehirlerde yaşıyor ve konaklama, iş, sosyal hayat, eğitim, sağlık hizmetleri vb. birçok konuda sorunlar yaşıyor, bazen de ister istemez birtakım sorunların da öznesi olabiliyorlar. 




İstanbul’da yaşayan mültecilerin özellikle çocuklarının içinde bulundukları koşulları bir dert edinerek, onların düzgün beslenmesi, giyinmesi; eğitim ve sağlık hizmetlerinden adil bir şekilde faydalanabilmesi için bir süredir faaliyet gösteren bir STK var, İyilikhane Çocuk Derneği.

 

İyilikhane Çocuk Derneği


2011 yılında bir grup gencin “iyilik yapmak” için bir araya gelerek başladıkları gönüllü çalışmalarını kurumsallaştırma kararı üzerine 2014 yılında İstanbul’da İyilikhane Yetimlerle Dayanışma Derneği kurulmuştur. Derneğin ismi 2017 yılında İyilikhane Çocuk Derneği olarak değiştirmiş. İyilikhane Çocuk Derneği başı okşanmamış bir yetimin kalmadığı bir dünya vizyonundan hareketle yardıma ihtiyacı olan dezavantajlı: yetim,  mülteci, engelli çocukların insani, kültürel, sosyal, maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla faaliyet göstermektedir. Merkezi İstanbul Fatih’te olan dernek, bir süredir Fatih bölgesinde yaşayan mülteci çocuklara odaklanmaktadır. Mülteci çocuklara yönelik gıda, kıyafet, sağlık, kırtasiye yardımlarının yanı sıra ve çocuk iftarları düzenliyor.

 


Yardım çalışmalarının ilk ayağını muhtar ve okulların yardıma ihtiyacı mülteci ailelerin ve çocukların tespit edilmesi oluşturuyor. Ailelerin iletişim bilgileri alındıktan sonra, proje sorumlularından minimum 3 kişinin aileyi evini habersiz ziyaret ediyor. Ziyaret esnasında ihtiyaç tespit formu doldurarak bir ihtiyaç puanlaması yapılıyor. Akabinde elde edilen puanlardan yola çıkarak en düşük puan alan yani en çok yardıma muhtaç olan mülteci ailelerden başlanarak yardımlar dağıtılıyor. Tespiti yapılan yardıma ihtiyacı olan ailelere her ay düzenli olarak ziyaret yapılıyor ve gıda kartı dağıtılıyor.  Ayrıca çocuklara Ramazan ve Kurban Bayramı öncesinde bayramlık, kışın kışlık kıyafet okul zamanı ise kırtasiye yardımı yapılıyor. Dernek, 2016'dan bugüne değin Ramazan aylarında mülteci çocuklara yönelik çocuk iftarları düzenliyor. Çocukların zihinlerinde hoş Ramazan hatırası bırakmak, kardeşlik ve birlik  duygularını pekiştirmek amacıyla yapılan buluşmada iftar sofasının yanında çocukların psikososyal gelişimlerine destek olacağı düşünülerek atölyeler düzenleniyor. Resim, boyama, origami atölyeleri, oyunlar, yarışlar… Dahası dil sorunundan dolayı sağlık ve eğitim hizmetlerinden faydalanamayan mültecilere dernek dil bilen gönüllüleri vesilesi ile tercümanlık desteği de veriyor. İyilikhane Çocuk Derneği, yıl boyu yüzlerce gönüllünün de verdiği destek ile İstanbul’da 4000'e yakın çocuğa yardım ulaştırıyor.

 

Bugün İstanbul’daki mülteciler her ne kadar görmezden gelinse varlıkları şehir için önemli bir meseledir. Şu aşamada yetişkin mültecilere odaklanmanın yanında çocuklar da unutulmamalıdır.  Çocuklar daha fazla ilgi odağı olursa hem çocuklar hem de ülkemiz için gelecekte çok olumlu kazanımların olacağını düşünüyorum. Çocuklar eğitim, sağlık vb. hizmetlerden adil bir şekilde faydalanır, iyi bir şekilde Türkçeyi öğrenir, topluma uyum sağlarsa ileride ülkemiz için mesele olmaktan ziyade bir artı değere dönüşecektir. Bu açıdan sessiz sedasız gönüllülük temelli çalışan İyilikhane Çocuk Derneğinin yaptığı faaliyetler oldukça anlamlıdır.

 

2.2 Evsizler


İstanbul’da hızlı akan gündelik yaşantıda çok ön planda olmasalar da hepimizin bildiği üzere, yaz, kış; yağmur, kar, çamur demeden sokaklarda yaşam mücadelesi veren evsizler var. Kimisi ailesini bir kazada kaybetmiş, kimisi iflas etmiş kimisi de madde bağımlısı olduğu için sokakları ev bellemiş kendine. Türkiye genelinde evsizlerin sayısının 100 000 civarında olduğu tahmin edilmektedir (Hürriyet Gazetesi, 2017). Bu sayının önemli kısmı da büyükşehirlerde bulunmaktadır. Mesele İstanbul’da 10.000 kadar evsizin olduğu tahmin edilmektedir. Her sene kış aylarında özellikle kar yağdığı zamanlarda haber kanallarında, evsizlerin soğuktan donmamaları için bazı kamu kuruluşlarının onları geçici süreliğine kapalı ortamlarda barındırdığına dair haberler yapılıyor. Bu uygulama belki evsizleri donarak ölmekten kurtarıyor ancak tek ihtiyaçları ısınmak mı?


 


Kısa bir süre önce kurulan Çorbada Tuzu Olsun Derneği, İstanbul’daki evsizlerin maddi manevi durumlarının iyileşmesi odaklı çalışmalar yapıyor.


Çorbada Tuzun Olsun


Çorbada Tuzun Olsun’un hikâyesi, halen dernekte gönüllü olan bir kişi ve arkadaşlarının Eyüp’te çorba isteyen bir evsize çorba ikram etmesi ile başlamış (Yeşil Gazete, 2018). Bu olay ikramı yapanların aklına o evsizin sonraki günlerde de aç kalabileceğini ve onun haricinde başka evsizlerinde olabileceğini getirmiş ve daha sonra bu grup kendilerini o bölgedeki evsizlere düzenli olarak çorba dağıtırken bulmuş. Zaman ilerledikçe çorba verilen evsiz sayısının artmasıyla birlikte hem yapılan çorba hem de çorbayı dağıtacak kişi sayısı yetersiz gelmeye başlayınca bu kolektif hareket Çorbada Tuzun Olsun’u kuruyor. Derneğin hedefleri arasında öncelikli olarak toplumda evsizlere yüklenen olumsuz algıları değiştirmek, evsizleri topluma geri kazandırmak, kamunun evsizlerle odaklanmasını sağlamak ve toplumda “iyilik yapmayı” popüler hale getirmek var (Hürriyet Gazetesi, 2017). Evsizlere çorba dağıtarak faaliyetlerine başlayan dernek bugün çorbanın yanında evsizlere kıyafet, battaniye veriyor; barınma, sağlık ve iş imkânları konusunda da destek oluyor. 


Derneğinde kuruluşuna vesile olan, yaklaşık 4 yıldır gönüllülerin destekleri ile devam eden, çorba dağıtımı Taksim bölgesinde Roma, Gezi Parkı ve İstiklal olmak üzere 3 rotaya, ek olarak haftada bir gün de Beşiktaş’ta yapılıyor.  Sosyal medya hesaplarından tekrarlanan gönüllü destek çağrılarına olumlu karşılık veren gönüllüler derneğin Beyoğlu’ndaki adresinde bir araya geliyor. Çorbalar kâselere konuyor, streçleniyor ve ısı yalıtımlı, özel çantalara yerleştiriliyor. Bu işlem derneğin mutfağında devam ederken gönüllüler yapılacak iş üzerine bilgilendiriliyorlar. Bilgilendirme bittikten sonra gönüllüler ile bu gruplara liderlik eden dernek yetkilileri çorba dağıtımına başlıyor. Beyoğlu’ndaki bir akşamda ortalama 120-150, Beşiktaş’taki dağıtımda ise 40-60 arası evsize çorba veriliyor. 



Bu faaliyete birçok kişi maddi açıdan destek olabiliyor. Mesela gönüllü olarak çorba dağıtımına katıldığım bir gün tüm masrafları rahmetli olan babasının hayrına bir hanımefendi üstlenmişti. Bağışçının isteğine göre çorbanın yanında, ana yemek, pilav, tatlı ve meyve de dağıtılabiliyor. Dernek, çorba ve kıyafet gibi insani yardım dağıtımların yanında evsizlerin topluma geri kazanımı kapsamında onları sosyal travma terapilerine yönlendiriyor. Ek olarak dernek, hastanede yatılı olarak tedavi gören evsizlere refakat desteği sağlıyor, bir diş hekimi gönüllüsü sayesinde 2 yıldır belirli sayıdaki evsizin diş tedavilerini yaptırıyor, iyi durumda olan evsizler için eşyalı evler kuruyor ve istihdam konusunda onlara destek olmaya çalışıyor.

 


Çorbada Tuzun Olsun Derneği, birçoğumuzun çekindiği, görmezden geldiği ancak İstanbul’da önemli bir sorun olarak hep karanlık bir köşede bekleyen evsizler meselesini gündemlerine almış ve 4 seneyi geride bırakmış. Tüm bu süre zarfında bir gün dahi aksatmadan evsizlere verdikleri çorbaya ek olarak bugün onlara bambaşka bir hayat sunmak için oldukça vizyoner projelerin hazırlığı içindeler.